PSİKİYATRİ NEDİR

Duygu,düşünce,davranış değişiklikleriyle kendini gösteren hastalıklar ile ilgilinen tıp dalıdır.Psiliyatrik bozukluklar genetik biyolojik ve çevresel etmenler ile beyinde oluşmaktadır. Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olabilmek için  6 yıllık tıp eğitiminin üzerine 5 yıl Psikiyatri ihtisası yapılmaktadır.  Psikiyatrik hastalıklarda tanı koyma, ayırıcı tanı yapma ve tedavi(farmakoterapi,psi koterapi,elektrokonvülsif tedavi…)  yetkisi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanına aittir.

FARMAKOTERAPİ

Hastalıkların ilaç uygulanarak tedavi edilmesidir. Depresyon,kaygı bozukluğu,bipolar bozukluk,şizofreni gibi pekçok psikiyatrik hastalığın tedavisinde ilaç kullanımı gerekebilmektedir ve etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. İlaç tedavisi ayrıntılı muayene sonrasında tespit edilen tanıya yönelik,kişinin yaşı,cinsiyeti,eşlik eden tıbbi durumları, ailede görülen diğer rahatsızlıklar, iş/okul /iş koşulları gibi günlük yaşamı,ekonomik durumu gözönüne alınarak başlanır. Tanıdığınıza iyi gelen ilaç size de iyi gelecek düşüncesiyle uzman görüşü almadan başlamak sakıncalıdır. İlaç tedavisne nasıl uzman hekimle karar veriliyorsa ,sonlandırmaya da uzman hekimle karar vermek gerekmektedir. Yaygın ve yanlış bilginin aksine psikiyatrik ilaçların pek az bir grubu bağımlılık yapma ihtimali vardır ve bu grup ilacın reçetelendirilmesi farklıdır,hasta bilgilendirilerek ve kısıtlı süre için kullandırılır.

 

PSİKOTERAPİ NEDİR

Güncel sorun ve psikiyatrik hastalıkların karşılıklı sözel etkileşimle çözülmesine dayanan uygulamadır. Eğitimini almış,yetkin ruh sağlığı çalışanları tarafından uygulanmalıdır. Bilinenin aksine terapi dertleşme veya sohbet değildir. Zorluk yaşadığınız alanlarla ilgili  terapi sürecinde;içgörü geliştirmeniz,çözüm için motivasyon kazanmanız,farkındalığınızın artması, rahatsız olduğunuz belirtileri azaltmaya yönelik uygun yöntem ve davranışları hayata geçirebilmeniz hedeflenmektedir.

 

 

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ

Öğrenme kuramları ve bilimsel ilkelere dayalı olarak geliştirilmiş; psikiyatrik hastalıklarda etkinliği çok sayıda bilimsel çalışmayla kanıtlanmış bir psikoterapi türüdür.  Basitçe özetleyecek olursak;işlevsel olmayan veya olumsuz düşünce şeklinin ya da kişinin düşünceler ile olan ilişkisinin değişttirilmesi gibi bilişsel ve yüzleşme tepki önleme yöntemleri, sorun çözme teknikleri gibi davranışçı yöntemleri kullanılmaktadır. Genellikle haftdalık olarak yapılan görece kısa süreli (12-20) sbir süreçtir.  Terapiye giren kişinin psikiyatrik bozukluklarla ilgili başetme becerilerini öğrenmesi ve terapi sonrasında da kullanmaya devam edebilmesini amç edinmektedir

 

ÇİFT VE AİLE TERAPİSİ

Her bireyin diğer insanlarla kurduğu ilişki ruh sağlığını etkilemektedir.  Bu durum özellikle yakın ilişkilerde daha belirgindir. Yaşam döngüsünde değişen ve gelişen roller ve statülerdeki değişiklikler de zorlayıcı unsur olabilmekte, kişilerarası ilişkilerde problemler yaratabilmektedir. Çift ve aile terapisi yakın ilikilerde değişim ve gelişimi, iletişimin düzeltilmesini, çatışmaların çözülmesini hedefleyen bir psikoterapi türüdür. Genellikle kısa sürelidir. Çift terapisinde çiftin, aile terapisinde de ise tüm ailenin ya da  zaman zaman bir kısım aile üyelerinin katılımıyla yapılır. Çiftler arasında ve aile içindeki problemli süreçleri ele alarak,çatışmaları sağlıklı şekilde çözümleyerek;problem çözme becerilerini arttırarak ileride yaşanabilecek zorlu süreçlerle başetme becerilerine katkı sağlamak amaçlanmaktadır.  Aile terapisi:çift ve aile problemleri,evlilik öncesi sorunlar,boşanma, aile bireylerinden birinin/birilerinin problemli davranışları,hastalık tanısı alması,yas ve kayıplar,statü değişiklikleri gibi birey ve aileye dair her durumda uygulanabilir. Eğitimini almış yetkin psikoterapistlerce uygulanmalıdır.

 

EMDR

Türkçe açılımıyla Göz Herketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme’dir. Danışanın rahatsız edici anı ve ya durumla ilgili bir imaj oluşturması sağlanır;bu imajla ilgili olumlu olumsuz düşünceler ve duygular sıralandırılır. İki taraflı görsel veya dokunsal uyarımla, beynin her iki yarısının da duygu yüklü anıyı işlemlemesi saplanır. Rahatsız edici anıyla ilgili olumsuz duygu ve düşüncelere duyarsızlaşma ve yerine daha adaptif duygu ve düşüncelerin yerleştirmesi hedeflenmektedir. Seans sayısı danışana göre değişmektedir.farklı durumlara özel standartize edilmiş protokolleri vardır. EMDR travma ile bağlantılı bozukluklar için geliştirilmiş olmasına karşın danışanın rahatszılık hissettiği her durum için kullanılabilir.

 

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI (VAGİNİSMUS)

Cinsel birleşme esnasında kadında vajinayı çevreleyen kaslarda oluşan istemsiz kasılmalar nedeniyle penisin vaginaya girememesi veya ağrılı ve zorlanarak girmesiyle karakterize cinsel işlev bozukluğudur. Ülkemizde sık görülen bir cinsel işlev bozukluğudur. Vaginismusta cinsel organlarda fiziksel bir anormallik yoktur ve kadından kadına değişiklik gösterir. Kadınlarda eşlerine karşı suçluluk duygusu gelişebilir ve zamanla çift ilişkisinde sorunlar baş gösterbilir.  Değerlendirme yapılırken ayrıntılı öykü alınması esastır. Çift ilişkisi de değerlendirilmelidir. Tedavide öncelikle cinsel yanlış bilgi ve inanışlara müdahale edilir,gevşeme egzersizleri ve önce danışan daha sonra eşli egzersizlerle devam edilir. Bu süreçte  eşlerin birbirine desteği,iletişim şekilleri

oldukça önem arzetmektedir.

DEPRESYON

Ruhsal çökkünlük halini tanımlayan bir psikiyatrik hastalıktır. Günlük yaşam olaylarıyla oluşan moral bozukluğu sıkça depresyonla karıştırılabilmektedir. Farkı ;duygusal olarak üzgün,mutsuz hissetmenin yanısıra,kendini değersiz,yetersiz hissetme;uyku ve iştahta bozulma;isteksizlik ve keyif alamama;motivasyonda belirgin azalma da eşlik eder. Tüm bu belirtilerin gözlendiği süre ve şiddeti de tanıda önemlidir.görülme oranı kadınlarda erkeklerden daha yüksektir. Etkili tedavi edilmeyen depresyonda intihar bir risktir. Gelişmiş ülkelerde yeti yitimi nedenlerine bakıldığında depresyon ilk 5 sıralama içindedir. Depresyon tanısı ve tedavisi psikiyatri uzmanlarınca yürütülmelidir. Antidepresan ilaçlar tedavide kullanılır ve günlük yaşam olayları kaynaklı sıkıntılarda belirgin etki göztermezken ,depresyon tanısı alan bireylerde etkinliği yüksektir ,dolayısıyla doğru tanı önemlidir. Bilinenin aksine antidepresanlar kolay tolere edilebilen ilaçlardır ve bağımlılık yapmazlar.

Tedavide aynı zamanda psikoterpler de kullanılmaktadır.

PANİK BOZUKLUĞU

Çarpıntı,titreme, kalp atım hızında artış, terleme, nefes alamama,boğuluyormuş hissi, göğüs ağrısı, ya da göğüs bölgesinde sıkışma hissi, mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi, bayılacakmış hissi, karıncalanma , kişinin kendini ve çevresini değişmiş gibi algılaması,uyuşma, üşüme ya da sıcak basması, sık idrara çıkma gibi bedensel belirtilerin yanısıra delirme, kontrolü kaybetme düşüncesinin ve ölüm korkusunun görüldüğü;yoğun korku,kaygı ve huzursuzluğun eşlik ettiği,genellikle aniden ortaya çıkan ve 10-20 dk bazen 30 dk içerisinde yatışan bir psikiyatrik durumdur. Kaygı bozuklukları altında sınıflandırılmaktadır. Belirtilerin şiddeti nedeniyle sık hastane başvurusu olur ve tanı alıncaya kadar hastalar pekçok bölüme başvurmuş olur. Panik atek tedavi edilebilen bir durumdur. Psikiyatrist tarafından uygun ilaç ve /veya psikoterapi ile tedavi süreci yürütülür.

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU